Son zamanlarda hayat güzelleşmeye başladı. Aslında hayat zaten güzeldi de işte son yıl biraz zorladı bizi. Tüm ailemizi…

Dengem bozuldu. Bozuldu, çünkü alışık olduğum bir evlat yetiştirme, anne olma, öğretme, sevme ve yaşam biçimim vardı. Her şey yolundaydı, mutlu, mesut sakin… Ama sonra birden mutlu, mesut, sakin bir hayatın tam aksinden koparılmış bir evladım daha oldu. İnanın kızım, ailemize geldiğinden beri, benim yaşadığım zorluğun yüz katını yaşamıştır. Onun için çok daha zor olmalı. Aferin kızıma, gurur duyuyorum onunla…

Ben bazen kendimi çok kötü hissettim. Bazen çok başarısız bir anneyim diye akşamları ağladım. Çokça kitap okudum. Kime ne sorabilecek isem sordum, araştırdım, profesyonel yardım almaktan korkmadım. En güzeli de arkadaşlarımla dertleştim. Bunlar kimseyi korkutmak için değil elbet. Ama bunlar gerçek. Çocuğunuz olduğunda ilk yıl hep zor ve yorucudur ya bu da öyle… Ama neyse ki iyiye gidiyor, mutlulukla gidiliyor.

Doğru şekilde nasıl anlatabilirim bilemiyorum, deneyeceğim;

Ben hep sevgiye inanırım, sevgisiz bir ortamda yaşayamam… Herhangi bir canlıya vurmanın bir kişi için en büyük acizlik, eziklik, gelişmemişlik olduğunu düşünürüm. “Anne sen niye hiç vurmuyorsun ki?” sorusu bile çok şaşırtıcı ama çok gerçek bir soru.

Sabahları güler yüzle kalkar kahvaltımızı ederiz, şakalaşır, şarkılar söyleriz…. “Nasıl gülebiliyorsunuz sabahları anne?”

Doğru söyleme ve her ne olursa olsun doğrudan yana olmadır yolum… “Kızarsın diye yalan söylüyorum. Ağzımdan kaçıyor anne”

Kızmam ben mesela, anlatırım sabırla (artık 80. anlatmadan sonra sağlam kızabiliyorum :)… “Bir şey diyeceğim ama kızar mısın diye çekiniyorum. O sevdiğim beyaz peynirden alır mısın anne?”

Her akşam öpüp, okşayıp, onlara olan sevgimi söyleyip uyuturum çocukları. “Ben de artık sevgimi söyleyeceğim anne”

“Haftada bir kere banyo yapılmaz mı anne?”

“Sağlıklı şeyler yiyeceğim artık anne”

“Seni de annem kadar seviyorum anne”

“Ben de artık konuşacağım, duygularımı söyleyeceğim anne” – En zorlandığı konu.

“Ağlamak çok iyi geldi anne, içim hafifledi.”

Ve ben tüm bu süreçte çok gerçek oldum. Zamanı geldi avazım çıktığı kadar bağırdım. İnanamadım kendime ama evet bağırdım. Bir şeyi ne kadar fazla tekrar anlatabiliyorsam anlattım. Anlatmaya devam ediyorum. Okul başarısını, geri kalmışlığını gidermek için (işte bunlar hep acıma aslında) çok çabaladım ilk dönem ama hata idi anladım. İkinci dönem, arka plandan kontrol ve destek ile kendisine bıraktım. Dışarıdan kurs ve kendi sorumluğu… İyiye gidiyor, huzurluyuz ve başardıkça mutlulukla güveni artıyor.

Sonuç olarak bazen birileri size “çok kolay” ya da “çok zor” derse çok da etkisinde kalmayın. Herkesin hayatı, doğruluğu, anneliği, babalığı kendine göre. Kimseyle kıyaslamayın. Bir çocuğun mutsuz suratını gülen hale getirmek bazen zor, bazen çok kolay. Ama her zaman çok huzur verici…

Ben işte o yüzden herkes kadar anneyim. Hiçbir zaman mükemmel değilim, hata da yaparım, mükemmel yaptığım şeyler de olur. Ben sadece benim, hiç kimse değil. Tek dileğim mutlu bir hayat… O kadar.